
Tansiyon, kalbin kanı pompalarken damar çeperinde meydana getirdiği basınçtır. Bu basıncın normal değerinden yüksek olmasına hipertansiyon denir. Hipertansiyon ölçümü iki ayrı değer olarak karşımıza çıkar. Büyük tansiyon olarak adlandırdığımız sistolik tansiyon, kalbin kanı pompaladığı anda damarlarda yaptığı basınçtır. Küçük tansiyon olarak bildiğimiz diyastolik tansiyon ise, kalbin kanı pompalamaya ara verdiği dönemdeki damar basıncıdır.
Tansiyonun olması gereken normal değerler 120/80 mmHg olarak belirlenmiştir. 140/90 ve üzeri değerler yüksek kabul edilmekte ve aradaki değerler ise sınırda yüksek olarak tanımlanır.
Normal sağlıklı kişilerde kan basıncı yaş ilerledikçe artar ve 50 yaşından itibaren daha sık görülür. Tansiyon hastalığının önemli bir sebebi genetik olmasıdır. Eğer aile bireylerinde var ise mutlaka kontrol etmek gereklidir, belirli bir yaşta ortaya çıkma olasılığı vardır.
Tansiyon nasıl ölçülmelidir?
Tansiyon hastanede hekim tarafından en doğru şekilde ölçülür ancak evde kendimiz de ölçebiliriz. Düzgün şekilde çalıştığına emin olduğumuz bir tansiyon aletimiz var ise ölçüm yapabiliriz. Dikkat edilmesi gereken noktalar, tansiyon ölçümü öncesinde en az 5 dakika kadar dinlenmek, en az 30 dakika öncesinden de çay , kahve ve sigara içmemiş olmaktır. Ayrıca ölçüm sırasında sandalyede oturuyor olmamız ve sırtımızın arkaya yaslanmış durumda olması gerekmektedir.
Tansiyonumuzun düşmesi için ilaç tedavisi şart mıdır?
Tansiyonumuz yüksek ise ve hekim tarafından önerildiyse ilaç kullanmamız şarttır. Önerilen ilaçlar her gün, düzenli olarak aynı saatlerde alınmalı ve hiç aksatılmamalıdır. Fakat sadece ilaç tedavisi yeterli değildir, yaşam tarzımızı da değiştirmemiz gereklidir.
Tansiyon hastaları nasıl beslenmelidir?
Bunun için öncelikle, beslenmemizde tuzu azaltmamız şarttır.
Tansiyon problemimiz var ise tüm gün almamız gereken toplam tuz miktarı maksimum 5 gram olmalıdır. Buna gün içerisinde yediğimiz her yiyecek dahildir, bu nedenle tansiyon problemi olan hastalarımıza tuzluk kullanmamalarını öneririz.
Tansiyon tedavisinde bir diğer önemli nokta beslenmemizi düzenlemektir. Akdeniz tipi beslenme dediğimiz diyet ; yani sebze ve meyveden zengin, katı yağların olmadığı, zeytinyağın olduğu, kırmızı etin az olduğu, hayvansal değil daha çok baklagilller gibi bitkisel proteinlerin dahil olduğu beslenme şeklidir.
Sadece hipertansiyon hastaları için Amerika’ da oluşturulan bir diyet daha mevcuttur, bu da DASH diyetidir. Bu diyet ise vücudumuza giren sodyumu yani tuzu azaltıp potasyum magnezyum ve kalsiyumdan zengin bir diyet önerisidir.
Yani diyetimizde şu besinleri yemeliyiz:
- Potasyumdan zengin meyve ve sebzeleri yemeliyiz: Kuru meyveler, brokoli, ıspanak, muz, az miktarda patates
- Yağı azaltılmış kalsiyum içeren besinler: Yapsız veya az yağlı yoğurt, az yağlı peynir, yeşil yapraklı sebzeler
- Vücudumuzdan ödem atan besinler: Ananas, yeşil çay.
- Magnezyumdan zengin besinler: Badem, chia .
Tabi ki önerilen tüm besinlerin şeker oranı çok önemlidir. Eğer şeker hastalığımız var ise mutlaka doktorumuza danışarak meyve yemeyi kısıtlamalıyız.
Tansiyon ilacı kullanmakta iken tansiyonumuz normal düzeye geldi ise ilacı kesinlikle kesmemeliyiz, ilaç tedavisine devam etmek çok önemlidir.
Hipertansiyonun (tansiyon yüksekliğinin) ne gibi zararları vardır?
Tansiyon yüksekliği kalp krizi ve kalp yetmezliğinin en önemli sebeplerinden biridir. Aynı zamanda beyin damar tıkanması, felç, beyin içi kanamalara da neden olabilir. Böbrek yetmezliğinin de önemli sebeplerinden biridir. Yüksek tansiyon tüm damar sistemine zarar verir.
Tansiyon ilaçları alışkanlık yapar mı?
Tansiyon ilaçları alışkanlık yapmaz. Sadece yaş ilerledikçe damarların sertliği ve kireçlenme oranı artacağı için ilaçlara cevap eskisi kadar yeterli olmayabilir, bu nedenle ilaç dozlarını arttırmak gerekebilr. Tansiyon ilaçlarını alışkanlık yapabilir düşüncesi ile bırakmak veya değiştirmek kesinlikle yanlıştır